Kendi Paradoksum

Kendi Paradoksum

İnsan olarak çok katmanlı, eğlenceli ve bir o kadarda ilginç bir yaratılmışız. Kendimle ilgili sürekli yeni bir şeyler ortaya çıktığında kendi kendime şaşırıyorum.

Dün gece arkadaşlık ile ilgili kendi ruhsal gerçekliğimi fark ettiğimde dünyasal yaşadığım durumların nedenini anladım ancak bunu çözümleyemedim ve bunun benim var oluş paradokslarımdan biri olduğunu algıladım.

Önce paradoks kelimesi kendi dilimiz Türkçe’de ne anlamında kullanılıyormuş ona bakalım. Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlükte paradoksu; 

  1. (isim) Aykırı düşünce
  2. Çelişki
  3. (felsefe) Düşünceler arasında tartışmaya açık, kesin bir yargı içermeyen karşıtlık

olarak açıklamış. 

Benim dünyasal yaşam içindeki arkadaşlık için bakış açım 30 yaş öncesinde; yaşamın anlamını fark etmek için yaşadığın olayların senin içindeki yansımalarını paylaştığın kişilerle oluşturduğun ilişki. Hissettiğim şekilde yaşamımda hiç bir zaman uzun soluklu arkadaşlarım olamamıştı. Ben de kendi içimdeki arkadaşlık tanımını yaşadıklarımla yenileyip değiştiriyordum. Tamam diye oturttuğum bir ilişki halinde de olamıyordum. Bazı insanların arkadaşlığı sadece kendi çıkarı için oluşturabildiğini ve kendi çıkarı bitince de onu yaşamından çıkarma olarak bakıyordu. Bu tür insanlarla yolum çok kesişti ve arkadaş olarak tanımladığım insanlardan kazık da yedim. Olsun diye her seferinde yine de arkadaş edinme çabam devam etti. Babamın iş hayatından dolayı sürekli etrafımızdaki insanların ya da bizim tayinimiz çıktığı için 20-30 yıllık bir arkadaşım hayatımda olmuyordu. Yıllarca bu kadar uzun soluklu arkadaş olan dost olanlara hayran oldum.

30 yaşımdan sonra ruhsal yolculuğum başladığında arkadaşlık da kendi değişimini gösterdi. Evrensel olarak birbirimize destek olmamız gereken insanlarla bir araya geliyorduk ve bu destek zamanı bittiğinde yollarımızı ayırıyorduk. Bu durumu da kabullenmiş ve benim için duygular yaşamımın temelinde olmasına rağmen yaşamımı duygusal olarak üzülmeden dengelemeye çalışıyordum. Bu süreçte benimde karşı tarafında anlamadığı şekilde aramıza mesafelerin girdiği görüşmediğimiz zamanlar oldu. Bazısı ile görüşmeye devam ettik bazısı ile görüşmedik.

Dün gece arkadaş kelimesinin ruhum için anlamını öğrendiğim de yok artık dedim. Ruhuma göre her yaratılmış her şey o izin verdiği kadar zaten sevilmeli.  Sevgi tüm iletişimin temelinde var olan ve bu bir ayrıcalık olmayan hal. Arkadaş dünyada var olan bir kavram. Bu kavram da ancak şu şekilde tanımlanabilir. Bu dünyaya gelen her insan ya kendini arındırmak ya da insanlığı arındırmak için bu dünyada bedenlenmiştir. Kendini arkadaş statüsüne koyan insanlar ortak bir amaç için sevgi ile arındırması gereken konuları neşe içinde arındırıp hem görevi yerine getirip hem de mutlu olup insanlığa hizmet etmeli. Benim ruhumun arkadaşlık ilişkisinde çıkarı evreni arındırmak ve daha çok neşeye aracılık etmek. 

Ruhumun bu inancının yaşamımda benim arkadaş olduğum insanlarla kurmaya çalıştığım ya da kurduğum arkadaşlık ilişkisinin hep içinde olduğunu anladım. Boş boş averelik yaptığımız zaman süresi arttığında o arkadaşlık ilişkisi sebepsizce bitiyordu. 

Bu yazıyı hayatımda olan ve bundan sonra olacak arkadaş dediğim insanlara karşı dürüst olmak adına yazdım. Daha önceki iletişim alanının içinde ikiyüzlülük ve politik davranma enerjisinin varlığını sezdim. Enerjisel düzeyde bunu temizlesem de bilinç düzeyinde de kendi gerçeğimi aktarmak istedim.

Arkadaşlarıma Özel Çağrım

Bu zamana kadar arkadaşım olan herkesin ruhuna gönderiyorum bu mesajımı.

Ruhumun bu amacı ile sizlerin sizin beklentiniz dışında bir alana çektiğim için; sizin arkadaşlıkla ilgili çıkarlarınızla benim arkadaşlık çıkarımın çok farklı olduğu durumlarda sizin yaşamınızda kalıp bilmeden mahremiyetinize saygısızlık ettiğim durumlar için özür diliyorum.

Bu yazıyı okuduğunuzda bir parçanız okuduklarından rahatsız olabilir, bende bu bilgi açığa çıktığında rahatsız oldum. Onun için onu anlıyorum. Ancak bu zamana kadar deneyimimde dürüstlük yaşam içinde var olduğunda birlikte geçirilen zamanın daha güvenli ve huzurlu olduğunu fark ettim. Konuları görmezden gelmek yerine açıkça bunları ifade ederek konuları çözümlediğimizde ikimizde hem birlikteyken hem de diğer insanlarlayken daha mutlu olacağız. Biz kendi içimizdeki iletişimde yaralı alanlarımızı şifalandırdıkça birlikte olduğumuz insanların bizim kullanacağı zaaflarımız olmayacağı için tüm insan ilişkisi alanımız şifalanacak. Belki özel olmayı istediğin anların olmayacağını sanıyorsun. Ancak açık ve dürüst iletişimde olduğun her anda kendi eşsizliğini kendi içinden ortaya çıkaracaksın ve özel olduğunu bileceksin. Senin mahremiyetin her zaman benim ve birlikte bulunduğumuz gruplardaki insanlar için bizim mahremiyetimiz olacak. Mahremiyet birlikte şifalandırıp, yaşamımızda daha çok zarafet çıkaracağımız alanları içinde barındırıyor olduğu için çok kıymetli dönüşüm sağlayacak bize.

Benim arkadaş tanımım bunları içeriyor. Sende sendeki arkadaş tanımını gözden geçir ve birlikte şifalandıracağımız alanları açık yüreklilikle benimle paylaş. Paylaşım anında üzülsek de birbirimizi ilk anda yanlış anlasak da o alanları şifalandırmak bizi çok hafifletecek.

Sevgim her zaman var oldu ve var olmaya devam edecek. Yaşamıma tüm katkıların için teşekkür ediyorum. Bilerek ya da bilmeyerek kırdığım her an için de senden özür diliyorum.

Bu Yazıyı Okuyan Herkese

Sizlerde lütfen kendi içinize dönün kendi içinizde arkadaşın ve arkadaşlığın ne olduğunu tanımlayın. Daha sonra arzu ederseniz kendi arkadaşlarınızın da kendi içinde yolculuğa çıkmasına neden olabilirsiniz. Biraz karışık ancak eskiye göre daha rahatlatıcı bir alana geçiyorsunuz.

Kendiniz olun ve arkadaşlarınızın da kendi olmasına izin verin.

07.10.2019

Spiritüel Rehber Yasemin Derya Metin 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.