Hepimiz Yolcuyuz

Dünyada yaşayan her yaşam formunun kendine özgü bir yolculuğu var.

Bu yolculukta en çok sorumluluğu olan canlı türü de insan. Hem kendi yolculuğunu hem de diğer canlıların yolculuğunu dengede tutması gerekiyor.

Bu yolculuğu ne kadar layıkıyla yapıyoruz her birimiz hayatımızda bunu sorgulayarak ilerlemeliyiz. Bu bilinci boş verdiğimiz zaman yolculuğumuzu ruhsal olarak programladığımızın dışına çok kolay taşıyabiliriz. Bunun nedeni dünyadaki her türlü bilgiye gerek fiziksel hayatımızda gerekse sanal hayatımızda dahil etmemizden ya da maruz kaldığımızdan kaynaklanıyor. Maruz kaldığımız durumların azalabilmesi bireysel olarak tercih ederek aldığımız bilginin içeriğindeki ışık/karanlık oranının ışık odağına değişebilmesi ile mümkün. 

Yolculuğun Spiritüellik Alanı

Tüm yolculuğun en farkındalıkla yürünmesi gereken alanı spiritüellik. Bu yazacaklarımı bende yaptım hayatımda ve kendi ile barışık bir çok spiritüel de yaptıklarını ifade ediyorlar. Spiritüellik alanı hiç bir zaman tam olarak bilinebilecek bir boyut değil. Her adım size yeni bir evrensel gerçekliğin kapısını açıyor. Konuya yeni dahil olduğunda ise kişi okuduğu bilgiler, aldığı enerji uyumlamaları ya da eğitimler ile evrenin sırrına vakıf olduğunu sanarak büyük büyük laflar ediyor 🙂 Bu aşamada Yaratıcı bizi heyecanımıza verip hoş görüyor. Bu heyecan bırakılmayıp; yıllarca bu biliş ile bu yolculuk devam ettiğinde ise kişi artık hoş görülmeyip; yaptığı her davranışın ilahi karşılığı neyse bununla sınanmaya başlıyor.

Sınavlarda akıl başa gelince ve eyvallah denilmeye başlandığında yine Yaratıcı’nın hoş görüsü ile destekleniyoruz. Bu desteğin artık idrakinde ve sorumluluğunda yol alıp; başta yaptığımız şımarıklılığı yapmamamız bu yolculuğu keyifli hale dönüştürüyor. 

Son nefesimizi verinceye kadar bu yolculuğu yapmaya devam ediyoruz. Yaşımız ya da mevkiimiz ne olursa olsun hepimiz yolcu olduğumuzu hep hatırlayalım. Dilerim bu yolculuğun büyük bir bölümünü kamil insan ya da insan-ı kamil bilincinde gerçekleştiririz.

 

You may also like