Film Terapi – Arctic – Kendime Yolculuk

Film Terapi – Arctic – Kendime Yolculuk 

Hayatı sadece fiziksel deneyimden özgürleştirdiğinizde o zaman yaşamınıza dahil olmuş her şey sizin yaşam deneyiminizin ve arınmanızın bir parçası haline geliyor.

Arctic filmini bir arkadaşımın önerisi üzerine izlemeye başladım. Eğer isterseniz filmin konusunu internetten bulabilirsiniz. Ben konuya göre değil kalbimin cevabına göre filmleri izliyorum. Bunu da o şekilde izlemeye başladım.

Film kendimden kendime içsel yolculuğum oldu…

Soğuk havada mutlu olan insanlardan değilim, bu tam benim içimdeki soğuktan kaçınan parçamın neden bu kadar tepkisel olduğunu fark ettim. Soğukta yaşamayı tercih etmeyen parçam iyi ki 1988-2000 sürecinde aktif değilmiş. O zaman aktif olsa halim nice olurdu bilmem. Develi/Kayseri ve Malatya’da yaşadığım süreçte okula nasıl giderdim acaba? İlahi planda her şey mükemmel işliyor.

Filmde adrenalinle hareket eden bir beden programım olmadığını fark ettim. Bende sürüngen beynin hayatta kalma programlarından savaş programının bu yaşam dersimde aktif olmadığını onun içinde maceradan uzak; riski minimum olduğu yaşam programım artık daha aktif. Kimya mühendisi olarak çalıştığım süreçte risk ile ilgili deneyimlerimi tamamlamışım.

Hiç tanımadığım bir insan için kendi hayatımı kısaltma riskine rağmen o insana yardım eder miydim bunu sorguladım. Buna elbette oturduğum yerden doğru cevap vermeyeceğimi fark ettim. Sadece eğer böyle bir gelecek potansiyelim varsa bu potansiyelimin şifalanmasına ve bu deneyimimi yaşamadan öğreneceklerimi öğrenmeyi talep ettim.

Başka insanlar olmadan kişinin fiziksel gücünün, bilgisinin ve dayanımının hayatta kalmak için yeterli olmadığını; birbirimizi ne kadar rahatsız etsek de aynı zamanda birbirimizin hayatta kalmasına aracılık ettiğimizi fark ettim. Bir süredir mahallemizde kaosu var eden insanlardan şikayet etmeden birlikte yaşamanın pozitif odağını görmeye niyet ettim. 

Kendimin şehir insanı olduğunu zaten biliyordum; bu filmde kesin emin oldum. Tek başına doğada yaşayıp, mutlu olabilecek bir insan değilim. Teknoloji ve doğa ile uyumlu yaşam benim için uygun. Dünyayı tüketmeden teknolojinin gelişimi için çalışmalar yaptım.

İnsan kendini tüm dünyaya yaymaya çalışıyor. Bana göre insan dünyanın her yerinde yaşamak ya da orayı keşfetmek için doğayı zorlamamalı. Dünyanın bazı coğrafyaları oradaki hayvanlara ve bitkilere ait olmalı. İnsan her yerde var olmak zorunda değil. Kuzey kutup bölgesini dengesizleştiren insan Antarktika kıtasından bana göre uzak durmalı. O bölge dünyaya ve hayvanlara ait kalmalı. Onların saflığı henüz saflaşmamış insanlığı saflaştırmaya aracı olur.

Filmdeki kutup ayısı benim yıllardır içimde olan karmaşaya bir ışık oldu. Aydınlanmamı sağladı. İnsanların yüksek sesi hayatında ortaya çıkarmasını anlayamıyordum. Kutup ayısı ve adamın karşılaştığı sahnede adam kutup ayısını kovalamak için bağırmaya başladı. Bağırıp kendinin kutup ayısından güçlü olduğunu kanıtlayıp; korkutarak hayatta kalmayı başardı. Yüksek sesle müzik dinleyenlerin ya da yüksek sesli motorlu araç kullananların yaşama güvenmediklerini, hayatlarında sevgi bulunmadığı için korku ile hayatta kalma güdülerinden kaynaklandığını fark ettim. Bir anlık bu eylemi yapanlara şefkat duydum. Sonra insanın kendini geliştirmesi gereken bir yaratılmış olduğunu fark edip; bu programı yürütmelerini haklı bulmadım.

Eğer yaşam yolculuğunu her yerden yapmanı engelleyen bir yaşam süreci içindeysen onu başarmak için kendini zorlamadan var olan enerjini doğru kullanmanın daha önemli olduğunu fark ettim.

Eğer bir seçim yapıp eylemi gerçekleştiriyorsak; o eylemin sonuçlarından pişman olmadan ya da suçluluk duymadan yol alabilme yeteneğinde değilsek o eyleme başlamanın başarısızlığı hayatımızda ortaya çıkardığını anladım. İnsan her zaman seçimlerinin sorumluluğunu yüzde yüz alıyorsa bu seçim onu başarıya götürür.

İnsanın elinde ne kadar araç gereci ekipmanı olsa da; her zaman doğanın kurallarının gerçekliği neyse insanın o kurallara göre yaşadığını kabul ettim. Şu an ekonomik olarak bu kadar karmaşaya düşülmesinin temel sebebinin doğayı yenme savaşının olduğunu fark ettim.

Her fark ettiğim durum için kendi arınmamı yaparken ilahi izinli olduğum kadarıyla dünya, insanlık ve dünyadaki yaşam içinde çalışmalar yaptım. Şimdi değilse de bu çalışmalar bir süre sonra kolektifte de etkisini gösterecek. 

İnsan olmak için hayatın her anı işaretlerle dolu; yeter ki bu işaretleri görüp o işaretlere göre kendimizi kendimizden arındıralım ve kendimizi kendi sevgimizle şifalandıralım.

Yaşam bize sunulmuş harika bir armağan…

07.01.2020

Spiritüel Rehber Yasemin Derya Metin

Sosyal medyadan takip edebileceğiniz kanallar; Facebook Helios Yaşam Merkezi, Facebook Spiritüel Rehber Yasemin Derya Metin, Instagram Helios Yaşam Merkezi, Instagram Spiritüel Rehber Yasemin Derya Metin, Linkedin Helios Yaşam Merkezi, Youtube Yasemin Derya Metin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.