Dilek Ağacı – Göbeklitepe

Dilek Ağacı – Göbeklitepe

İnsanlığın tarihinin yeniden yazıldığı yer Göbeklitepe ve dilek ağacının size anlatacağı çok ama çok fazla hikaye var.

Göbeklitepe’ye ilk ziyaretim 2014 yılında GAP Kültür Turu ile olmuştu. İlk açılan tapınağı ziyaret etmiş, dilek ağacına da çıkmıştık. O hengamenin içinde ben Göbeklitepe’yi dinleyememişim, bana fısıldadıklarını duyamamışım.

Bir grup olarak 2017 yılından beri Göebkelitepe’yi ziyaret etmeyi konuşuyorduk kısmet bu yılki sonbahar ekinoksuna oldu. Çok da güzel oldu. Gitmeye Mart ayında karar verdik. Mart ayından itibaren Göbeklitepe ilk gittiğimde bana fısıldadığı hikayesini anlatmaya başladı. Zaman zaman konuştu zaman zaman sustu. Benim onun bilgeliğini akaşamdan çıkarmamı bekledi. Benim çıkardığım bilgileri bezedi.

Eş zamanlılıklar diyoruz ya evren gerçekten mükemmel bir plan çiziyor. Bizim 2017 yılındaki gitmeyi planladığımız grubumuzda bu geziye gelen dört kişi, bizi Kryon alanına dahil eden Özlem ve uzaktan katılım sağlayan bir çok insanla henüz tanışmamıştık. Fiziksel ve enerjisel çalışmaya katılacak her insan ve görevli bir araya geldikten sonra gezimizi gerçekleştirdik.

Özlem Almanya Berlin’de gerçekleşen Berlin Seminerine 19 Eylül’de katılıp grubu Kryon’un manyetik alanına dahil etti. Bizim Şanlıurfada’ki ilk günümüz Kryon Semineri’nin Berlin’deki son günüydü. Biz Balıklıgöl’de meditasyona başladığımızda Monika Murany’e grup gezimizi aktarmış ve onlarda birbirimizden zihinsel düzeyde habersiz olarak eş zamanlı Kryon grubu ile kendi meditasyonumuza başladık. Meditasyon esnasında zaten arınma alanına Kryon’da enerjisel olarak dahil oldu. Küçük bir fiziksel grup gidip yüzlerce insanın arınma alanına dahil olması muhteşem bir his.

Gezi boyunca yaptığımız her meditasyonu uzaktan katılımcılarımıza da ilettim. Gelen yorumlarla gerçekten birlikte olduğumuz hissediliyordu.

Hazreti İbrahim’in yaşam planındaki muhteşemliği; tekamülsüz dahi olsa bir ruhun hiç bir öğreti olmadan Tek Yaratıcı olduğunu bulacağının hikayesi ile insanlık için mükemmel bir örnek.

Devrin zalim hükümdarı Nemrut kahinin ettiği kehanete göre davranıp; kendi hükümranlığı son bulmasın diye o yıl doğacak bütün erkek çocukların öldürülmesini emreder. Bu emirle kendini güvenceye alacağını sanır. Ancak Allah’ın planı başkadır. Allah Hazreti İbrahim’in annesinin bir mağaraya gidip çocuğunu doğurmasını sağlar. Bu sezgilerle gerçekleşen bir durum. Allah’ın her kulunu her zaman gözetleyip onu koruduğunu fark etmemizi sağlayabilir. O mağaraya gittiğinizde Hazreti İbrahim’in hikayesini dinleyin. Eğer inanç ve imanda zayıflığınız varsa Hazreti İbrahim’in ruhunun size rehber olmasını talep edin. Kalbinizi şifalandırması için ona teslim edin… Size Yaratıcı’nın mükemmelliğini anlatmasına izin verin. Hazreti İbrahim kaledeki mancınık direklerinden ateşe atıldığı anda Cebrail’in bile yardımını kabul etmeyip; Allah’a inancını ve imanının gücünün ateşi suya; közü balığa dönüştürmesinin mucizesine şahit olun.

Ailelerini aydınlanma ya da inanç konusunda bahane olarak kullananlara da Nemrut’un kızı Zeliha’nın anlatacağı hikayesini dinleyin. Babası devrin yöneticisi Nemrut’un çok tanrı inancı var ve onun tanrıları putlardı. Kızı Zeliha ise İbrahim’in Allah’ına inandı ve kalpten bağlandı. Babası tarafından Hazreti İbrahim ateşe atılınca onun da kendini ateşe attığı ve can verdiği yerin göle döndüğü rivayet edilir. 

Hazreti Eyyub yaşadığı devirde iyi huylu, zengin ve yardım sever ve Allah’a şükrü olan bir insandı. Hazreti Eyyub’un bu hali şeytanın onu yolundan çevirmesi için iyi bir nedendi. Allah’tan Eyyub’un malını mülkünü, çocuklarını elinden aldığında ona isyan edeceğini savundu. Allah kulunun kalbini biliyordu; bunu hem şeytanın hem de Eyyub peygamberi çekemeyenlerin görmesi için malını çocuklarını en sonda sağlığını elinden aldı. Bedenine kurtlar düşünce halk onu istemedi ve Şanlıurfa’da şimdi Eyüp Makamı diyebilinen mağaraya geldi. Bu mağarada her an Allah’ı zikredek yaşamaya devam etti. Ziyaretçisi sadece eşiydi. En son yaralar diline de ulaşıp artık Allah’ı zikredemeyecek hale geldiğinde Allah’a dua etti. Bu Enbiya Suresi 83. Ayette “Eyyub’u da an! Hani Rabbine, ‘Başıma bu dert geldi. Ama sen merhametlilerin en üstünüsün’ diye niyaz etmişti” bildirilmiştir. Bunun üzerine Hazreti Eyyub’e “Ayağını yere vur, işte yıkanılacak ve içilecek serin bir su!” vahiyi geldi. Ağaını yere vurup çıkan su ile yıkandığında Eyyub Peygamberin bütün çilesi tamamlanmış; eski sağlığına ve varlığına yeniden kavuşmuştur. Hazreti Eyyyub insanlara sabrı, her şeyin sahibinin Allah olduğunu, teslimiyet ve şükretmeyi hatırlatıyor. Onun yaşamını Kur’an-ı Kerim Sad Suresi 41 ve 44. ayetlerden ulaşabilirsiniz.

Yaşam yolculuğunuzda sabırsız olduğunuz anlarda şükürsüz olduğunuz anlarda Hazreti Eyyub’den rehberlik talep edebilirsiniz. Olanı olduğu hali ile kabul etmede zorlanıyorsanız Şanlıurfa’ya giderseniz mutlaka Eyüp Makamına uğrayın. Bu gezimizde gidemesem de daha önce bu makamı ziyaret etmiştim.

Bir çok uygarlığın varlığını hissetmek, Arap yarımadasına şifa akıtmak isterseniz mutlaka Halfeti’de tekne turuna katılın. Eğer bir grup halinde gidecekseniz tekneyi kiralayın ve ruhunuzun derinliklerine dalıp meditasyon yapın, suyun şifasını ve bilgeliğini hücrelerinize mas edin. Savaş ve çatışma olan topraklara barışın şifasını bırakın. Sonra da şabut balığına kendi gerçeğini sorun. Şabut balığının bize anlattığı hikayesine biz çok şaşırdık. Sümer mitolojisindeki Enki’nin genetik mirasını dünyada var ediyormuş. Şabut balığını yedikten sonra bu hikayeyi hücrelerimiz açığa çıkardı. Biz Enki’yi Enki bizi arındırdı. Aydınlık karanlığa karanlık aydınlığa hizmet eder öğretisini şabut balığı yiyenler ve yemekte zorlananlar deneyimlemiş olduk.

Şanlıurfa Arkeoloji Müzesini Göbeklitepe alanına gitmeden önce ziyaret edin. İnsanlık tarihini özümseyin ve orada sizi etkileyen alanları şifalandırın. Haleplibahçe Mozaik Müzesini de gezinize mutlaka dahil edin. Amazonları, Aşil’i, Tethys’in sizi etkileyen alanlarını şifalandırın. Şifalandırdıkça hafifleyin. Şehre karışmadan önce müzenin bahçesinde oturun müzenin size armağanlarını özümseyin. Akaşanızı şifalandırın. Dünya dışı yaşam formlarının dünya ziyaretlerini fark edin, insanlığın seçimlerinin neler olduğunu fark edin.

Şanlıurfa’da kaldığınız her gece ruhunuzu Dünyanın Koruyucularının şifasına açın. Sizi şifalandıracak Işık ve sevgi varlıklarını hayatınıza dahil edin. Pleiadesli Işık Şifacılarının DNA’nızı şifalandırmasına, arındırmasına ve akitivasyonuna izin verin.

İnsanlık tarihinin başlangıç noktası Göbeklitepe’ye gittiğinizde kalbinizi dinleyin; stellerin her birinin size anlatacağı hikayeleri dinleyin. Her bir bölümün kendine özgü hikayesine kalbinizi açın. Eğer dünya dışı yaşamlara merakınız varsa her bir stelin size anlatacağı dünya dışı yaşam bilgeliği mevcut. Bu bilgelikleri Işık Bilgeleri eşliğinde aktive edin ki alanınıza sadece ışık bilgisi dahil olsun. Dünya dışı yaşam formları da aynı insanlık gibi tekamülsüz, karanlık, absolute, negatif, nötr, pozitif ve aydınlık alanları barındırıyor. Onun için etkileşime geçeceğiniz grupları özenle seçin. Her bir kabartma dünya dışı yaşamın insan yaşamına dahil olmasının hikayesini barındırıyor. Göbeklitepe benim hissettiğim insanlık ve dünya dışı yaşamın ortak alanı olarak kurulmuş. Arkeoloji ve sezgisel şifacılar birlikte çalıştığında dünyadaki gizemli denilen bir çok yapı gizemini çözeceğini düşünüyorum. Her arkeolojik alanın kendine özgü hikayesi siz onunla rezonansa girdiğinizde yaşamınızda aktif oluyor. Göbeklitepe ruhsallığın kapısını bilime açan alan olacak. Birlik enerjisi artık Göbeklitepe’den dünyaya ve dünya insanlığına yayın yapmaya başladı.

Dilek ağacı, Göbeklitepe’de ilk insanlık var olduğunda dünyaya köklenip dünyadan bilgi alındığı; eller gökyüzüne açılıp evrenden bilginin alındığı kutsal inisiyasyon merkeziymiş. Oraya giden herkes insan zihni ile inansa da inanmasa da ruhunun isteği ile gidip inisiye olan insanlar.

İnsanlar uzunca bir süre burayı çocukları olsun diye dua etmek ve dilek dilemek için kullanmışlar. Orada ve bir çok dilek dilenilen alanda aynı enerji baskındı. Kurban bilinci enerjisi. Bu da reptilyan ırkın insanlığa aktarmış olduğu kısıtlayıcı bir enerji. Dua edin, isteyin, dileyin ancak hepsini insan onuru ile Yüceler Yücesi Yaratıcıdan talep edin. O mekanın sadece saf ve temiz enerjisini kullanarak talep edin. Bir şeye sahip olmadınız diye eksik olduğunuz illüzyonundan özgürleşip dua, dilek ve istekte bulunun. Allah insan olarak sizi yaratırken kendi nefesini size üfledi. Onun gücünün ve değerinin bilincinde olarak; her şeyi yaratan Yüce Yaratıcı’dan kul olarak talepte bulunun. Kul bilişiniz aktif olduğunda birlikte yaratım enerjiniz çok daha saf olur. İlahiyi talep etmeyi ilahi olmayandan vazgeçmeyi kul bilişinizdeyken bilirsiniz.

Bize Göbeklitepe görünen ve görünmeyen bir çok armağan verdi. Sizde kendi içinizdeki insanlık tarihinize yolculuk yapmak isterseniz gezi planınız içinde mutlaka Göbeklitepe olsun. Göbeklitepe’yi ya da herhangi bir yeri sadece okuduklarınızla ya da size anlatılanla gezmeyin; oranın size hikayesini anlatmasını isteyin. Size hikayesini siz oradan ayrılsanız bile anlatmaya devam edecektir. Dün gece ben rüyamda yeniden Göbeklitepe’den Göbeklitepe hikayelerini dinledim. Sözün ötesinde anlatacağım her şeyi de kalbinize bıraktım.

Meditasyonlarımızın Youtube Listesine ulaşmak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.

Dilek Ağacı – Göbeklitepe için bir yorum

  1. harikaymış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.