Ruhsallık Yolculuğunda Zihin Gerçekten Susturulmalı mı?

Ruhsallık Yolculuğunda Zihin Gerçekten Susturulmalı mı?

İnsanlardan gelen en sık sorulardan biri de “zihnimi susturmak için ne yapmalıyım?” Yaratıcı’nın bize verdiği her şeyin bir işlevselliği olduğuna inanırım onun için de sahip olduğum her hangi bir şeyi baskılamak yerine onunla uyumlu bir ilişki içinde olmayı seçiyorum.

Bu bakış açımla birlikte karşıma yeni bilgiler ortaya çıkıyor. David Eagleman’ın Beyin Senin Hikayen kitabı ile birlikte beyinin varlığına ve işleyişine hayranlığım artarken, az önce yukarıda yazdığım soru zihnimde seslenmeye başladı. Bu kadar mükemmel sahip olduğumuz parçamıza yeteri önemi ve değeri veriyor muyuz yoksa onu baskılamaya mı çalışıyorduk insanlık olarak.

Kitabın üçüncü bölümü olan kontrol kimde bölümünde sohbet esnasında masada duran fincandan bir yudum kahve içmek için gerekli bilgisayımsal gücü sağlamak için dünyanın en iyi bilgisayarlarından düzinelercesine ihtiyaç olduğunu okuduğumda kimse kendinde olan bu mükemmel var oluş parçasının farkında değil diye düşündüm.

Beyin ve Zihin İlişkisi

Bir çok bilim dalında bir çok teori öne sürülmüş durumda bu konu ile alakalı olarak. Yaptığım Google araştırması ile ulaştığım bilgi kendi yazmak istediğim konuyu tamamladığı için sizlere dışarıdan edindiğim bilgiyi iletiyorum

Beyinle zihin arasındaki ilişki özellikle, uzun süre beyin-zihin ikiliği içerisinde tedavi uygulamış olan psikiyatri alanı için çok önemlidir. Gabbard 2005, beyinle zihnin ayrı varlıklar olmadığını, “zihnin, beynin aktivitesi olduğunu” iddia eder.

Bu kadar mükemmel ve muhteşem bir parçayı neden işlevsel değil diye tanımlıyorsunuz bunu kendinize hiç sordunuz mu? Hiç bir şeyi incelemeden size söylenileni alıp kabul mü ettiniz?

İnsan bedeninin ölümü tıbbı olarak beyin ölümü gerçekleştiğinde tanımlanmış oluyor. Beyin yoksa bizler hiç bir işlev göremeyiz. Yukarıdaki tanımlama üzerinden gidersek aktivite olmayan beyinde zihin tam verimli olarak bulunamaz. Bize harika bir dünyada yaşadığımızı fark ettiren aktiviteden vazgeçmemiz doğru mu?

Zihinle İşbirliği Yapma

Zihin olmadan insanlığın icatlar yapabilmesi çok zor olurdu. Tüm bilim insanları zihinlerini susturmuş olsalardı şu an ben size bu yazıyı yazamazdım. Zihninize ve kendinize vereceğiniz armağan vesvese ve kuruntulardan arınmak olabilir. Gün içinde kendinize üç nefeslik zaman verin. “Zihnimde bana ait olmayan pozitif ve aydınlık olmayan benim yaşam planıma ve ruhsal planıma uyumsuz her şeyi kaynağa gönderiyorum. Açılan boşlukların benim frekansıma uygun olarak ışık bilgi ve bilgeliğiyle dolmasını seçiyorum” niyetini yapıp üç derin nefes alıp verin.

Bu enerjileri temizledikten sonra hala zihniniz konuşuyorsa karşınızda iki yaşında bir çocuk var gibi “haydi zihnim bana söylemek istediğini şimdi dinliyorum” niyetini yapın ve zihninizin size anlatacaklarını ya dinleyin ya da yazın.

Eğer bu zamanınız yoksa “sevgili zihnim şu an zamanım yok en kısa zamanda sana zaman ayıracağım” diye ona seslenin ve mutlaka onunla iletişime geçmek için kendinize zaman ayırın. Hiç zamanınız yoksa tuvalette zihninizi dinleyebilirsiniz.

Zihin Egzersizi Ho’oponopono

İlk ho’oponopono yöntemi ile karşılaştığım zamandan itibaren ben bu yöntemi olumlu düşünme egzersizi diye tanımlıyorum. Eğer konuşmayı çok seven bir zihniniz varsa, ona ho’oponopono arınma cümlelerini öğretin. Özür dilerim, beni affet, teşekkür ederim, seni seviyorum, indigo, aloha kelimelerini ya da bunların kısaltmasını (ÜÖST, SÖLT, ÜLST) kullanın. Ben zihni geveze insanlardanım. Bir ara zihnimi susturma ya da boşaltma çalışmaları yaptım artık onlarla birlikte dingin bir huzur içinde olmayı seçtim.

Ben ho’oponoponoyu uygulamaya başladığımda analitik zihnim bir kalıp arayışına girmişti. Sonradan hiç bir kalıba ihtiyaç olmadığını anlamıştım. Eğer siz de şu an benim eskiden olduğu gibi şekillendirmeye ihtiyaç duyuyorsanız daha uzun bir ho’oponopono çalışması “Şu an yaşadıklarımın %100 sorumlusu benim. Bunları yaşamama neden olan tüm hatalı verilerim ve anılarım özür dilerim. Bu zamana kadar sizi arındırmadığım için lütfen beni affedin. Bana arınma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Bana mucizelerin kapısını açtığınız için sizi seviyorum.” İstediğiniz gibi süsleyebilirsiniz ya da sade hali ile kullanabilirsiniz.

Ho’oponopono ile ilgili benim yazdıklarımı okumak isterseniz Ho’oponopono arşivine buradan ulaşabilirsiniz.

Yaşamınızda her zaman araştırın, bilgiyi özümseyin ve onu kendinize göre kullanın. Her birimizin zihni ve algılaması çok farklı onun için bilgiyi sizin için doğru şekilde hayatınıza uyarlayın. Böylesi çok hızlı ve eğlenceli dönüşüm sağlar.

01.11.2018

Spiritüel Rehber Yasemin Derya Metin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.