İçsel Tanrıça İle Bir Olma Meditasyonu

İçsel Tanrıça ile Bir Olma

Gözlerimizi kapatalım, burnumuzdan nefes alıp burnumuzdan nefes verelim. Gittikçe nefesimiz kendiliğinden derinleşmeye başlıyor. Şimdi bizim hayallerimizdeki mükemmel sarayın kapısındayız. Gelmiş olduğumuz saraya dikkatlice bakalım, nasıl bir saray olduğuna dikkat edelim. Kapı açılıyor ve bizi bir görevli karşılıyor. Bizi içimizde var olan İçsel Tanrıçanın yanına götürüyor. Oraya dilediğimiz hızda ulaşabiliriz. Dilersek sarayın koridorlarını ve odalarını gezebiliriz dilersek hemen İçsel Tanrıçamızın yanına gidebiliriz. Tam bizim istediğimiz şekilde bir yolculuk yaptık ve şimdi İçsel Tanrıçamızla karşı karşıyayız. Nasıl görüyoruz, kendimizle ne kadar bir ya da ayrı görüyoruz? Bunları fark edelim.

Onun gözlerinin içine bakalım, ne hissediyoruz? Şimdi yaşamımızda eksik olan tüm duyguları onun bize akıtmasını isteyebiliriz. Hangi duygu ya da duyguların bize akmasını tüm hücrelerimizi doldurmasını istiyorsak bunu ona söyleyelim. Yaşamımızda şu an sıkıştığımız durum her ne ise o konuda ondan rehberlik isteyebiliriz. Yaşamımızı ruhun gözünden görebiliriz. Hayatımızda kimseyle paylaşmadığımız bize yük gelen sırlarımızı ona anlatıp kendimizi derinden bağışlamak için ondan yardım isteyebiliriz. Kalbimizdeki sevgi kapısının açılması için yine ondan yardım isteyebiliriz. Onunla istediğimiz kadar kalalım. Onun şefkati, sevgisi merhameti bize doluyor. Ona egomuzun oyunlarını fark etmek için yardım isteyelim. “Hayatın içine girdiğimde bazen senin sesini duyamayabilirim o anlarda senini hatırlamam için bana bir işaret verir misin” diyelim sonrasında onun bize verdiği işareti zihnimizde tutalım. Ruhumuzun değil de egomuzun istediği bir karar aldığımızda bu işaret karşımıza çıkacak ve o kararın ruhun planına hizmet etmediğini anlayacağız.

Sormak istediğimiz her ne varsa soralım.

Şimdi İçsel Tanrıça ile bağlantımızı gerçekleştiriyoruz. Onun kök çakrasından bizim kök çakramıza ışıl ışıl bir bağ bağlıyoruz. Bu bağ bizim kök çakramızda tıkanmış her ne varsa onu arındırıyor. Kendi kök çakramız ışıl ışıl olana kadar bu akışın devam etmesine izin veriyoruz. Kök çakramız ışıl ışıl olunca sırayla sakral çakramız, solar pleksus çakramız, kalp çakramız, boğaz çakramız, üçüncü göz çakramız ve tepe çakramız için bu işlemi uyguluyoruz. Tüm çakralarla bağlantımızı gerçekleştirdikten sonra onun bendi ve kendi bedenimiz bir oluyor. O birleşme anının huzurunu içimize dolduruyoruz. Artık İçsel Tanrıça ve biz biriz. Var olduğumuz andan itibaren birdik sadece düalite oyununun içinde ayrılık ilüzyonunun içinde kaybolmuştuk. Şimdi o oyuna ihtiyacımız olmadığı için oyunu bitirdik.

Tek başımız girdiğimiz o saraydan ruhsal var oluş halimizle çıkıyoruz. Sarayın kapısından çıktığımız anda bedenimizi fark ediyoruz, derin nefes alıyoruz. Şimdi çalışmaya başladığımız yerdeyiz ve hazır olduğumuzda gözlerimizi açıyoruz.

Yasemin Metin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir