Galaktik DNAmız

Bir çok kanal mesajı bizlerin DNA yapımızdaki değişim ve çeşitlilikten söz eder. Bu yazımda bana aktarılan bilgileri sizlere özetlemeye çalışacağım.

Var oluşun hiç bir boyutu iyi ya da kötü değil her biri var oluştaki döngüyü tamamlamamız için gerekli. Var oluş ışığa doğru evriliyor. Biz de sahip olduğumuz her şeyi ışığa dönüştürmek için tekamül ediyoruz. Dünya gezegeninin düalite zorlu armağanı özgür irade de kolaylık armağanı bizler için. Her neyden var olmuş ve her nereden gelirsek gelelim biz kalben saf niyetle seçim yaptıktan ve her parçaya sevgide kaldıktan sonra tamamen aydınlık olma potansiyelini özgür irade seçimleri bize sunuyor.

Bazen dönüşüm için kendimizi parçalara ayırmamız gerekebiliyor. Parçadan bütüne ya da bütünden parçaya şifalandırmamız mümkün.

Daha önceki yazılarımda kaos ve aşk boyutunu ile ilgili bilgileri derlediğim bir yazı vardı. Her şeyin tekrar yerli yerine oturabilmesi için yazıyı tekrar okumanızı öneririm. Buradan yazıya ulaşabilirsiniz.

Kaos boyutunun tekamül yolları; karanlık, absolute, negatif, nötr olarak kendi içinde ayrılmış.

Aşk boyutunun tekamül yolları da; pozitif ve aydınlık olarak kendi içinde ayrılmış.

Tekamül yolları için daha önce verilen kanallık mesajına buradan ulaşabilirsiniz.

Dünya gezegeni düalite gezegeni olduğu için var oluş boyutumuz her ne olursa olsun tek bir alana sahip genetik kodlarla dünyaya gelmedik. Çeşitli yıldız sisteminden ve insanlık DNA ve geninden oluşmuş genetik karışım olarak dünyaya geldik. İnsan bedeninde olan her canlıda bu tekamül yollarına sahip; aşk ve kaos boyutuna sahip alanlarımız mevcut. Sizlerle grup çalışmalarında ya da youtube aracılığıyla sizlere yaptırdığım meditasyonların bir çoğunda size seçim alanını sundum. Bu zamana kadar biliş düzeyinde sizlere iletmem gereken bilgileri ilahi zamanda ilettim. Bugün Sirius ve Güneş kavuşumunun olduğu gün olması nedeniyle size ruhunuzun bildiği bilgileri hatırlatıyorum.

Tek yapmanız gereken bu bilgilerle birlikte var oluştaki her parçaya koşulsuz sevgi göndermek. Var oluşa nasıl sevgi göndereceğini hayal edemeyenler, kalbinize odaklanın “bana ait ya da aileme ait her gen ve DNA parçasının şu anki var oluş halini kabul ediyorum. Benimle birlikte ışığa evrilmeyi seçen her parçama şimdi koşulsuz sevgimi gönderiyorum. Her birinizi görüyorum ve size saygı duyuyorum. Hep birlikte içsel çatışma olmadan huzur içinde sevgi içinde bir ve bütün olabiliriz haydi gelin” cümlesini okuduktan sonra gözlerinizi kapatın başınızdan başlayıp, ayak tabanlarınıza kadar her bir organınıza ve hücrenize seni seviyorum sözlerini söylerken kalbinizdeki sevginin de o alana akmasına izin verin. bu çalışma ile kendinizi sevmeye başladıkça tüm var oluşunuzu sevgiye dönüştürebilirsiniz.

Yapmamanız gereken şey kendi içinizdeki karanlık alanları görmezden gelmeniz ya da onu negatif tanımlamalarınızla etiketlemeniz olacaktır. En karanlık parça da en aydınlık parça da var oluş için gerekli ve önemli. Karanlık var oluş boyutu hayatta kalmayı içsel olarak öl ya da öldür bilişi ile var ediyor. Aydınlık ise her şeyi kucaklayarak kendini var ediyor. Kendi içimizdeki aydınlığa, karşı parçamız kucaklanmak istiyorsa onu kucaklayalımı; karanlığa da o seni öldürüp yok etmek istemiyor bekle ve gözlemleyelimi öğretmemiz gerekiyor. Kendi içimizde bütünleştikçe insanları da daha kolay anlayacağız.

Ön yargı ve etiketler bizi kısıtlıyor. Etiketlemeyi ve ön yargıyı bıraktığımızda her şey dönüşecektir. Hep birlikte çok keyifli bir dünyada yaşamayı seçelim.

06.07.2018

Yasemin Derya Metin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.